MATRUŞKA

Comme Mon Monde

  • Des armes!! Des chouettes,des brillantes.. Des qu'il faut nettoyer souvent pour le plaisir.. Et qu'il faut caresser comme meme pour le plaisir.. L'autre, celui qui fait raaver les communiantes.. Des armes au secret des jours.. Sous l'herbe, dans le ciel et puis dans l'acriture.. Des qui vous font raaver tras tard dans les lectures.. Et qui mettent la poacsie dans les discours.. Des armes!! Des armes !! Des armes !! Et des poa tes de service a la gacchette.. Pour mettre le feu aux dernia res cigarettes.. Au bout d'un vers français brillant comme une larme.. Noir Desir ın Des Visages Des Figures albümünde besteledikleri "Leo Ferre"

ÖzGürlük

Posted by iffetaynaoglu On 02:58 2 yorum


Adamın biri bilge bir kral olmakla ün salmiş kralın yanına gider.
Krala şunu sorar
'Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır?'
Kral
'Elbette' der ve sorar:
'Kaç bacağın var senin?'
Adam soruya şaşırarak
'iki efendim' der.
Kral 'Pekala, tek bacağının üstünde durabilir misin?'
'Elbette' diye cevap verir adam.
Kral 'O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver'.
Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir.
'Tamam' der kral 'Şimdi de öteki bacağını kaldır.'
Adam şaşırır
'Bu imkansız kralım' der.
'Gördün mü?' der kral
' Özgürlük budur.
Sadece ilk kararı almakta özgürsün.
Ondan sonrasında değil.'
Tiziano Terzani'nin "Atlıkarıncada Bir Tur Daha" adlı kitabında okuduğum bu
küçük öykü yıllardır tartışılan özgürlük kavramı üzerinde bir kez daha
düşünmeme yol açtı.
Hayat gerçekten böyleydi.
ilk kararı alıyordun ve gerisi
o ilk karara bağlı olarak gerçekleşiyordu.
Hayat hata kabul etmiyordu.
ilk kararın dogruysa işler yolunda gidiyordu ama eger yanlış bir karar
aldıysan, herşey zincirleme yanlış gidiyordu.
Mesela mesleğini seçerken...
Hasbelkader, iyi düşünmeden,
yeteneklerinin farkında olmaksızın
bir meslek seçtiğinde
ömür boyu işini zorla yapmaya mahkum oluyordun.
İşinin başındayken başka bir iş yapmayı özlüyordun.
Ama biliyordun ki;
özgürlüğünü kullanmış ilk kararı vermiştin ve yeniden başlama cesaretin
yoktu.
Bazı insanlar vardı hayatta...
Onlar ise herşeyi ardlarında bırakıp yeniden başlayacak kadar cesurlardı.
Ama sen onlardan biri olamıyordun.
Bunca emek bunca çalışmayı
sanki çöpmüş gibi bir çırpıda atıveremiyordun.
Oysa göz ardı ettiğin birşey vardı.
Hayat çok kısaydı ve mutsuz oldugun işlerle zaman öldürmek aynı zamanda
ruhunu öldürmekle eş anlamlıydı.
Evlilik konusunda da iyi karar vermek gerekiyordu.
Yanlış bir karar aynı evde yasayan iki düşman yaratabilirdi.
Aşk zorunluluğa dönüşebilir ve hayatını cehenneme çevirebilirdi. İlk
karari alıyordun, bu konuda özgürdün ama , Devamında senin kararına baglı
olmayan pek çok sey gerçekleşiyordu.
Hayat kararlardan ibaretti ve kararlar birer kibritti.
Dogru yerde ateslediğinde seni ısıtacak, çorbanı kaynatacak ateş oluyordu,
Yanlıs yerde ateşlediğin vakit ise
içinde bulunduğun evle birlikte senide yakıyordu.
Hayat öyle basite alınacak bir oyun değildi.
Oyunun kurallarını bilmen ve ona göre oynaman gerekiyordu.
Ama çoğu zaman oyunun kurallarını bilmek yetmiyordu.
Çok daha önemli olan başka birşey vardı.
Kendini bilmek..
Ne istediğini, neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu, neler
yapabileceğini bilmek zorundaydın.
Ancak o zaman doğru kararlar veriyor ve
mutlu bir hayata sahip oluyordun.
Ve kararlar birer kibritti...
Ya kendini yakıyordun ya da ısıtıyordun..

Categories:

2 Response for the "ÖzGürlük"

  1. idris says:

    Pardon, ateşiniz var mı : )

  2. "çekil kadın önümden yakma kendini" by cem yılmaz :)

Yorum Gönder